fbpx

FUAT SEZGİN ve BİLİM

Hepimizin de bildiği gibi 2019 yılını Cumhurbaşkanımızın himayelerinde Fuzat Sezgin Bilim yılı olarak kutladık. Bu anlamda ülke genelinde birçok etkinlikler düzenlendi. Yine bu çerçevede Başakşehir ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Bihader işbirliği yaparak 2019-2020 yılı eğitim ve öğretim yılında Başakşehir’deki liseler arasında Fuat Sezgin Bilgi Yarışması organize edilmiş.

Geçtiğimiz günlerde de bu yarışmanın final kısmı icra edildi. Finale kalan 6 lise arasında kıyasıya bir yarış oldu. Final yarışmasında 15 soru sonunda 2 lise aynı puanı paylaştı. Daha sonra yedek sorulara geçildi. Yedek 8 soruda da eşitlik bozulmayınca birinciliği iki okul göğüslemiş oldu. Başakşehir Akif İnan Anadolu İmam Hatip Lisesi ile Bahçeşehir Anadolu Lisesi. Juri tarafından her iki okulda birinci kabul edildi. Yarışmanın konusu çok anlamlıydı. Yarışmada sorulan sorularda Fuat Sezgin ekseninde bilim üzerine idi. Yarışmacı çocuklar çok güzel bir performans sergilediler. Hem çocukların performansı hem de bilim eksenli bir yarışma olması yönüyle beni çok etkiledi. Böylesi anlamlı bir organizasyonu tertip ettikleri için Bihader’e ve onun kıymetli başkanı Enes Hibe kardeşime kalbi şükranlarımı sunuyor ve kendisini tebrik ediyorum.

Bende bu vesile ile ilk defa yazı yazmaya başlayacağım İmtiyaz Sahibi Ercan Kutlu ve Genel Yayın Yönetmeni Umut Akçiçek olan “bahcekenthaber.com” sitesinde bu yarışmayı ve Fuat Sezgin’i konu alan bir yazı kaleme almak istedim.
Dünyanın önde gelen tarihçilerinden İslam Bilim tarihi Araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin 24 Ekim 1924 yılında Bitlis’te dünyaya gelmiştir. Fuat Sezgin ortaokul ve lise eğitimini Erzurum’da tamamlayarak 1943 yılında İstanbul’a gelmiştir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde eğitim,ne devam eden Fuat Sezgin bu fakültede Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde kendi alanında en tanınmış uzmanlardan biri olan Alman Şarkiyatçı Hellmut Ritter’in öğrencisi olmuştur. Ritter’in tavsiyesi üzerine İslam Bilimlerine yönelmiştir.
1951 yılında Edebiyat Fakültesi’ni bitirdikten sonra, Arap Dili ve Edebiyatı üzerinde doktora yapmıştır. “Buhari’nin Kaynakları” adlı teziyle de 1954 yılında doçent olmuştur. Bu tezinde, hadis kaynağı olarak İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan Buhari’nin (810-870) bir araya getirdiği hadislerde bilinenin aksine sözlü kaynaklara değil, İslam’ın erken dönemine, hatta 7. yüzyıla kadar geri giden yazılı kaynaklara dayandığını ortaya koymaya çalışmıştır.
27 Mayıs 1960 Askeri darbeyle birlikte ülkeden uzaklaştırılan 147 akademisyenden biri olarak 1961 yılında Almanya’ya gitmiştir. Almanya’da Frankfurt Üniversitesi’nde doçent olarak dersler vermeye başlamış ve bu süre zarfında Cabir İbn Hayyan’ı konu edinen ikinci doçentlik tezini hazırlamıştır. Bu tezini tamamladıktan bir yıl sonra 1965 yılında Frankfurt Üniversite’sinde profesör olmuştur.
İstanbul’da iken başlattığı 7. yüzyıl ile 14. yüzyıldan itibaren gelişen Arap-İslam Edebiyat ve Bilim Tarihi çalışmasına Almanya’da da devam etmiştir. 17 cilt olarak tamamladığı bu çalışmanın ilk cildini 1967’de son cildini ise 2000 yılında yayımlamıştır.
Prof. Dr. Fuat Sezgin, 1978 yılında Suudi Arabistan Kral faysal Vakfı’nın İslam Bilimler ödülünü alan ilk kişidir. 1982 yılında J.W.Goethe Üniversitesi’ne bağlı Arap-İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsü’nü ve 1983’te ise buraya ait müzeyi kurmuştur. Enstitü’ye ait kurduğu müzede, İslam Kültürü çerçevesinde Müslüman Bilginler tarafından yapılmış aletlerin, bilimsel araç ve gereçlerin yazılı kaynaklara dayanarak yaptırdığı numuneleri sergilemiştir.
İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi’nin faaliyetlerini desteklemek amacıyla 2010 yılında Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfını kurmuştur. 2013 yılında da Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi bünyesinde kurulan Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Enstitisü’nde faaliyetlerini devam ettirmiştir.
“Batı Medeniyeti İslam Medeniyeti’nin çocuğudur.” diye ifade eden Prof. Dr. Fuat Sezgin, “Müslümanlar 16. yüzyılın ortalarına kadar bilimde Avrupalılara nispetle daha ilerideydiler. Fakat Avrupalılar Müslümanlardan bilgiyi 10. yüzyıldan itibaren aldılar. Bu alış merhalesi tam 500 yıl sürdü. Bu süreçle birlikte Avrupalılar 17. yüzyılın başlarından itibaren liderlik konumuna geçtiler.” demiştir.
Yine bir ifadesinde “ben dilleri, yazılanları okumak için öğreniyorum. Bir dili, o dille yazılan kitabı okuyabilecek seviyeye getirdiğim zaman onu öğrenmeyi bırakıyorum. Yani ben linguist değilim. Ben dilleri sadece bir vasıta olarak kabul ediyorum ve Türklere sesleniyorum. Dil konusunda kendini kurtarsınlar ve hemen gramere sarılsınlar.” Böyle bir düşünce de olan Prof. Dr. Fuat Sezgin, Süryanice, İbranice, Latince, Arapça ve Almanca da dahil tam olarak 27 dili çok iyi derecede biliyordu. Günde 18 saat çalışan bu bilim adamı, “bilimler, farklı insanların elinden, farklı kültür dünyalarından geçerek yavaş yavaş gelişerek bugünkü haline geliyor. Farklı insanların ve kültürlerin bilime katkısı birbirinin tamamlayıcısıdır.” diye ifade etmektedir.
İslam Bilim tarihçisi Prof. Dr. Fuat Sezgin’in öncülüğünde kurulan İstanbul Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, bir taraftan bilimsel eserlerin estetik ve öğreticiliği, diğer yandan bıraktığı intiba ve kazandırdığı bilgi ile geçmişteki İslam dünyasının bilimler tarihindeki yerini öğrenmemize son derece katkı sunmaktadır. Yine bu müze bilim tarihi açısından doğu-batı ilim kültürünü birleştiren bir köprü niteliğindedir.
3500 m²’lik bir alanı kapsayan İstanbul Bilim ve teknoloji tarihi Müzesi 570 adet alet, cihaz kopyaları, maket ve model koleksiyonları ile alanında Türkiye’de ilk ve tek, dünyada Almanya Frankfurt’tan sonra ikinci olma özelliğini taşımaktadır.

30 Haziran 2018’de hayatını kaybeden Prof. Dr. Fuat Sezgin’i ülke olarak çok iyi anlamak ve gelecek kuşaklara anlatmak zorundayız. Ardından bıraktığı eserlere sahip çıkmalıyız. İslam Medeniyet Tarihine ve ilmine yaptığı hizmet ile bizlere çok güzel örnek olmuş bir şahsiyettir. Dünyada bilim ve ilim alanında gelecekte söz sahibi olmak istiyorsak açtığı yoldan gitmeliyiz. Bizlere ışık olsun diye arkasından bıraktığı Müzeyi bütün öğrenciler ve bütün milletimiz ziyaret etmelidir. Fuat Sezgin her zaman bir örnek olarak hatırlanmalı ve gösterdiği hedefe doğru adımlar atılmalıdır. Sadece 2019 Fuat Sezgin yılı olarak geride kalmamalıdır.
Fuat Sezgin yılı anısına İstanbul Bağcılar ilçesinde Bağcılar Belediyesi’nin öncülüğünde yapılan Prof. Dr. Fuat Sezgin Bilim Müzesi de ziyaret edilmelidir. Böylesi anlamlı bir Bilim Müzesine öncülük ettiği için Bağcılar Belediyesi’ni ve kıymetli Başkanı Lokman Çağırıcı’yı yürekten kutluyorum.

Yazıların sorumluluğu yazarlara aittir.

Kontrol Ediliyor

Vergi ve SGK alacaklarını kapsayan af

ENGİN DURSUN Değerli Okurlar; Vergi Mükellefleri açısından baktığımızda bozulan piyasa koşullarında ödenmeyen vergi ve SGK …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir